18 Kasım 2009 Çarşamba

ANLADIM....

Ben 30 lu yaşlara yeni adım atan biriyim.Bu yüzden hayat taki yerimi, çevremi hiç bu kadar derinden hissetmediğimi anladım.Hatta; hayatla yüzleşmeye ,hesaplaşmaya başladığım bir dönem olduğunun da farkına vardım

Bu farkındalık da ilk neyi mi öğrendim markayı ve marka olma yı !

Bu iki olgunun yalnız ünlülere ait olmadığını bu olayın, Şeytanın dışında herkesinde giyebileceğini anladım.

Kimsenin belki umursamadığı, oralı bile olmadığı olayları, bilgileri, detayaları bilmek; tarihi, sanatı ,dünyayı değiştiren kişilerileri, öğrenmenin önemli olmadığını, Klişe şeyleri detaylı öğrenmeyi marifet saymayı, ya da onların bilmeni istediği şeyleri; sorgusuz ezberlemeyi anladım.

Paranın ulaşmak istediğin yücelikler için ne ehem bir araç olduğunu, onsuz insanların hiç sayıldığını, İnsanca yaşayabilmek; istediğin şeyleri alabilmek ile aynı sayıldığını anladım.

İş hayatının; sürekli ve mevkili,olması gerektiğini, Ezici ve güçlü olmayı dürüst olmaya yeğ tutulduğunu anladım.

Evliliğin, seçkinler denilen topluma giriş bileti, Eşin konumu ise ; onlar arasında ki statün olduğunu anladım.

Aile ,aile serveti; ikisinin aynı şey olmadığını, iyi bir ailenin; seni hayatta 1-0 önde başlattığını ,Servet ise ailedeki düzensizlikleri ne kadar görünmez yaptığını anladım.

Markalı topuklar ve pahalı elbiseler; hayattaki duruş ve ikram önceliğini,takılar ise ahenkli yaşam sesi olduğunu anladım.

Ya Arabalar ? Parlak koyu renkli son model arabalar işte ozaman sözün bittiği yer olduğunu anladım.

Ve sen bunların hiç birine sahip değilsen; Ayakda kalmak kafa tutmak için bende varım demek için;

Her durumda devamlı çalışan bir Akıl, sağlam psikolojiye sahip bir yürek, kırıcı seslere sağır olan bir kulak,Kibirleri göremeyen kör bir göz ,Yapılan hinliklerin kokusunu alabilen bir burun,Herşeyin tadına bakmadan anlayan bir dil ve Ne olursa olsun hayatı kocaman bir gülümseme ile karşılayan Bir Yüz olması gerektiğini anladım…



Esra 28 ocak 2009 evde…..

AYRILIK GÜNCESİ

Yıldız a ... Her daim yanımda olduğunu bildiğim arkadaşıma...

Eskiden önemli anların tarihlerini hatırlamazdım.Daha doğrusu istemzdim hatırlamayı Sebebi üzülmemek .Evet kısaca bu .Şaşkınlık verdiğinden eminim size ama öyle o tarih gelince mesela özel biriyle tanışma ; eğer ayrılmışsanız içiniz o gün geldiğinde sızlar ayrılık da aynı Ölümde…
Yalnızca iklimlerle havanın rengiyle bazen bir kokuyla anımsıyorum .Belki benim gibi çok insan vardır.ayrıntıları yaşayan .Sanırım daha zor oluyor Ama filler bile unutmuyorsa ölen yakınlarını biz İnsanoğlu yalnız ölümü değil hiçbirşeyi silemiyoruz.

Sanırım edebi başladım evet ayrılık dan bahsederken genel birşeyler söyliyim dedim, belki bu kelimeye gelmemek için. Yeni oldu gerçi sıcak hala her şey sözler bakışlar anlar gece gibi karanlık kış gibi soğuk anlar.Söylemek için ne söz nede bir kelime bulamıyordum yalnızcagözümdeki damlalar anlatıyor keskin oluşu Gözyaşımın bukadar hızlı aktığını ve fışkırdığını hiç görmemiştim Sanki biran önce akıp bitirsinler içimdeki her şeyi acıyı ve kırgınlığı .Aslında öyle daha sağnak yağışlı olan gözerim şimdi parçalı bulutlu yüz ifademle tabir caizse hafif atıştırıyor.

Hangi konuma koyuyorum kendimi buamadım.Şairin dedi gibi ayrılanların hala sevgili sayıldığı bir yaşamamı yoksa çentik attığınız bir daha dönüp bkamayacağınız bir duruma mı yoksa duygularınızı nadasa bırakıp inanç ve ümitle yeşerteceğiniz anlara mı bilmiyorum

Aslında kararsızım hepsini birden yaşayacağımı biliyorum ki öyle alışmaya çalışmak mı yoksa alışmak mı zor anlamadığım evrede kafam çok karışık En kötüsü

28 Ekim 2009 Çarşamba

AŞKLARIDA TEKNOLOJİ ile VURURLAR

AŞKLARI DA TEKNOLOJİ İLE VURURLAR….

Böyle bir yazı yazmak nerden aklıma geldi biliyorum sanırım; eski romanlardaki aşklardan ,büyüklerin yaşam hikayeleri ve eski yi anlatan belgesellerden.

Evet mektup denen bir olay varmış yada daha eski adı ile name.Kuşlarla haber uçururlarmış sevdalılar birbirlerine , mendil atarlarmış türlü renkte .Mendili alan anlarmış ne dediğini sevgilinin .Nice kızlar bekledi güvercini camdan baka baka, nice erkekler yavuklunun haberini beklerken türkü yaktı ela gözlere. Böyle sürüp gitti bekleşmeler ,özlemler.Kavuşma hasreti ile pırpır etti gönüller..Belki kavuştular ,belki boş bir hayaldi bekledikleri ama güzeldi o günler içten sıcak kederli

İlk önce telefon çıktı önemli tabi sesini duymak ne güzeldi sevdiğinin sonra cep lerini yaptılar Daha uzak kalmasın diye insanlar .Sonra internet çıktı bilgiye kolay ulaşmaktı amacı kitabı unutur olduk şarkı film indirmek oldu diğer amacı .Msn oldu sonra mesafeler bir “tık “kadar yakındı tek kişi bile değil çok arkadaşımızla görüştük aynı anda Sonra kamerayla gördük birbirimizi tee uzaklardan görüntülü yazışmak oldu adı .Bide görüntülü konuşma başladıki sorma gitsin Adına da 3G dedik Herşey kolay oldu güzel oldu, mesafeler kalmadı artık .Dağlar yollar dümdüz oldu denizler dere atlayıverdin kaşı ele .
Ama insanlar uzaklaştı sanki bir tel kadar yakın bin duygu kadar uzak olduk , Özlem kalmadı .Hep ,”sonra ararımlar” başladı .msnde göremeyince unuttu sandık ,yazmayınca bitti.Heranher yerde buldular bizi ne özel kaldı ne huzur açmlaısın cebini o arayınca meşgıle düşüremezsin yapamazsın böyle bir hata.Ne güzel şarkı gönderdi değil mi ama yazmadı .Başkasının sözlerini aldı da konuşamadı.
Nasılsa çiçek almaya gerek yok facebooktan alırsın hediye bir gül resmi yeter kaşılığıda bir öpücük.Gerçekmiş gibi sayarsın sende .Bekleme yok özleme yok .Kızdın mı sevgiline asık bir surat gönder gitsin .AA çokmu yavaş yazdı ,geç mi açtı telini konuşuken kime baktı iyiki 3Gli telin var .Bak her şeyi gördün.Başın göğe erdi

Nemi oldu her şey sanal oldu .daha ne olsun! Kara kutunda kaldı resimların yazıların aşkların .Kalbin dolu elektronik sisitemle daha değerli son model pcin cep telin.Kafan dolu şifrelerle .Ne şiir yazar ne türkü nede cama çıkarsın nasılsa ekrandadır seviğini sandığın.

Yazım bitti ama Teknoloji hızını kesmedi.Yakındır 4G çıkar .Sarılamazlar ama sanal ortamda dokunurlar birbirlerine . Girer aralarına yalnızlık insanların, mesafelere inat. Ah ah ne gariptir şu internetsiz hayat!!!